http://selcukakarcay.sitemynet.com/mynet_resimlerim/bayrak0nvam0.jpg
   
  HOSGELDİNİZ ACİK HAVA MUZESİ AHLAT
  YÖRESEL TÜRKÜLER
 

Yöresel Türküler
 

     Ahlat kendine has yöresel türkü söyleme biçimini koruyan, türkülerini geleneklerle beraber günümüze kadar taşıyıp yaşatabilen ilçelerimizden birisidir. Türkü sözleri incelendiği zaman, daha çok özlemi, sevdayı, yöre halkının yiğit kişiliğini, sevecen ve sıcak tavırlarını anlattığı, vatan ve doğa sevgisi temalarının işlendiği görülmektedir. Türküler, yörenin mahalli sanatçıları tarafından geleneklere, yerel ezgi yapısına ve tavrına sadık kalınarak çalınıp, söylenegelmiştir. Ahlat türkülerinin güzellikleri ile günümüze kadar ulaşmasında mahalli sanatçıların rolü büyük olmuştur.

    Yöre halk müziğine geçmiş dönemlerde, ses ve saz sanatçılarının dışında bir de söz ustası diye bilinen halk ozanları, türkülere şiirleriyle katkıda bulunmuşlardır. Bunlar saz çalmamakla birlikte türkü sözlerinin günümüze kadar taşınmasında ve ulaşmasında katkı sağlamışlardır. Bu şahsiyetlerden hayatta bulunan Hüseyin Deveci, Ahlat'ın hem şairi, hem da mahalli sanatçısıdır.

    Ahlat türkülerinin çalınıp söylenmesi diğer yörelerde olduğu gibi eski ve köklü geleneklere dayanmaktadır. Bu gelenekler özellikle, düğünlerde, kına gecelerinde, asker uğurlamalarında, kadın ve erkeklerin kendi aralarında yapmış oldukları özel toplantılarda kendini göstermektedir.

    Ahlat'ta yapılan bu tür toplu çalma-söyleme geleneğinde kadınların kendi aralarında yapmış oldukları hamur akşamları, erkeklerin ise kendi aralarında oldukları sohbet toplantılarının yeri büyüktür.

    Ahlat'ta aileler genellikle kalabalıktır. Evde ekmek pişirilirken, 15 günlük ya da bir aylık ekmek (lavaş) yapılır. Bunun için, komşu ve akrabalar ev halkına yardıma gelir. Gece, sabah pişirilecek ekmek için hazırlık (un eleme, hamur yapma) yapılır. Sabah namazıyla birlikte ekmek pişirme başlanır. Bu gecede genellikle uyunmaz; türküler söylenip oyunlar oynanır. Bu toplantılara yörede, hamur akşamı toplantıları denir. Toplantılarda önce ağır ritimli türküler okunur ve giderek hareketli türkülere geçilir. Arada türkü eşliğinde oyunlar oynanır. İş toplantılarında söylenilen türküler özellikle,

Gülüm Bizim Bağın başını
Ay Hori Hori
Bitlis'in ortası kale
İndim çamın deresine vb.
 

   Daha sonra yavaş yavaş hareketli türkülere geçilir. Bu hareketli türküler ise;

Hele düğme düğmelendi
Çıranın burnunu kes
İndim çamın deresine
Al almadan almadan
Yeşil sütey yaylası
Gök meydanın kızları vb.
 

    Türküler, Ahlat'ta karşılıklı atışma biçimi olan ve çeşitli yörelerde farklı isimlerle bilinen (Karadeniz'de kız-erkek atışması; Van, Erzurum ve Kars'ta Deme-Çevirme gibi) ve bölgesel icra biçimine uygun okunmaktadır. Ahlat'ta, bu türden karşılıklı olarak atışmalı okuma icra biçimine “söylemeli, çevirmeli icra tarzı” denilmektedir.

    Bu tarz okuma biçimi, toplu söylemelerle de olabileceği gibi, genellikle iki kişi tarafından yapılmaktadır. Türkünün veya okunacak türkülerin bu tarz okuma biçiminde önce türkünün ilk mısrası bir kişi tarafından okunur. İlk mısranın okuma işlemi devam ederken mısranın sonlarına gelindiğinde türküyü okuyacak olan ikinci kişi, ilk mısranın en son cümlesini ilk okuyanın bitirmesine fırsat vermeden alır ve son cümle ile beraber türkünün ilk mısrasını kendisi tekrar okur.

    Türkünün birinci satırı üçüncü kez okunmamakla birlikte, en son satırı veya dörtlüğü beraberce okunur. Türkünün diğer mısraları da aynı icra biçimiyle okunur. Ve türkü böylece tekrarlarla sona erer. Yörede bu tarz okumanın dışında, ayrıca halay türü oyunların oynanması sırasında okunan türküler de vardır. Söylenen bu türkülere Ahlat'ta “berite türküleri” denilmektedir.

   Ahlat türküleri genellikle, bir fert tarafından ortaya konulan ve zamanla asıl söyleyeni unutulan, şahsa veya topluma ait herhangi bir konuyu aksettiren eserlerdir. Bu konular, genellikle aşk, düğün, ayrılık, askerlik ve ölüm gibi konuları içermektedir.

    Yıllar önce yaşamış ve eserleriyle günümüzü zenginleştiren İbrahim Yurttaş, Polatoğlu ve Kulaksızlı Halil demir gibi, isimlerini sayamayacağımız şair ve mahalli sanatçıları rahmet ve minnetle anıyorum.

   Araştırmalarımızda tespit edebildiğimiz Ahlat türkülerini konularına göre altı grupta sınıflandırmak mümkündür. Bunlar; - Aşk ve sevda türküleri
- Tabiat ve çoban türküleri
- Hayvan türküleri
- Askerlik ve seferberlik türküleri
- Oyun türküleri
- Tasavvuf türküleri
 

    Türküleri, usul yönünden incelediğimiz zaman; 35 adet türkünün 18 tanesi 2 ve 4 zamanlı olmak üzere basit zamanlı gruptandır. Geriye kalan 17 adet türkünün ise aksak zamanlı gruplardan oluştuğu görülmektedir. Bu aksak gruplar en çok 5-7 ve 10 zamanlılar olarak notaya alınmış olup; bu türkülerin içerisinde farklı ritim zenginliklerinin de birarada olduğu görülmektedir. Bunlara örnek olarak; “Çıranın Burnunu Kes Koy Çıran Yansın” (5-7 zamanlı ritimlerle beraber), “Kaya da Yılan Öter” '7-5 zamanlı ritimlerle beraber) adlı türküleri verebiliriz.

     Ahlat'ta zengin ritim zenginliğinin ve farklılığının birarada bulunduğu kırık havaların yanı sıra, serbest ağızla okunan uzun havalar da bulunmaktadır. Yörede okunan uzun havalara ise, “bemal” denilmektedir (Karlı Dağlar Aşa Aşa ve Rahva Ovası). Burada okunan uzun havaların kırık hava bölümleri yoktur. Dizi içerisindeki seyir ne ise, o paralelde yapılan açışlarla uzun havalar icra edilir. Kırık havalarda olduğu gibi, uzun havalarda Kerem dizisinden okunmaktadır.

    Yöreden derlenen türküler söz açısından incelendiği zaman, türkü sözlerinin tamamının yörede yaşamış halk şairlerine ve yöreye mal olmuş mahalli sanatçılara ait olduğu görülmektedir.

    Bu halk şairlerinden en önemlisi Ahlat'ın Taht-ı Süleyman Mahallesi'nde yaşamış olan Polatoğlu'dur. aşağıda yazılı olan ve Polatoğlu'na ait olduğu söylenen dörtlükler, yörede uzun hava olarak da mahalli sanatçılar tarafından okunmaktadır.

Karlı dağlar aşa aşa
Belimi vermişem daşa
Sığınmışam kırk kardaşa
Sen de bize imdat eyle
 

Anadan olmişam uşağ
Belime bağladı kuşağ
Yüksekte Hasan Padişah
Sen de bize imdat eyle
 

Anamdan emmişem ak süt
Cehennemden çıkmaz hesüt
Yol üstünde Dede Maksut
Sen de bize imdat eyle
 

Sağında Kırklar Bulaği
Solundan akar ayaği
Baba Mahmutlar Çıraği
Sen de bize imdat eyle
 

Polatoğlu söyler beyit
Aldeste de Sultan Seyit
Sen de bize imdat eyle
 

    Polatoğlu dile getirmiş olduğu dörtlüklerinde genellikle Ahlat'ı anlatmıştır. Kendisinin yıllar önce yaşadığı bilinmekle beraber, doğum ve ölüm tarihleri hakkında herhangi bir bilgiye rastlanmamıştır.

    Ayrıca, yörede yetişmiş, halk sanatçılarından birisi de Ahlat'ın Kulaksız Mahallesi'nde yaşamış ve mahallesi için türkü yakan, aynı zamanda mahallenin adını lakap olarak taşıyan Kulaksızlı Halil Demir'dir.

Kulahsız da kuyi var
İçerisinde suyi var
Kalhın gidek oraya
Halil beyin toyi var
 

Erkizan da minare
Kül oldun yane yane
Ne kolun ne kanadım
Nasıl gidem o yare
 

Ergezen'de minare
El ettim eski yare
Eski yar böyle dursun
Can kurban tezze yare
 

    Bir başka türküde ise, çorabını kaybeden Ahlatlı Kavalcı Recep olarak da bilinen Dervişoğlu'nun feryadı dile getirişi vardır.

Cuma namazını gıldım selemat
Dere mahlesinde koptu kıyamet
Çorabımi hısliyani ola malamet
Bu sefil dervişim kaldi çorapsız
 

Çorabımi serdim köşkün damına
Kıran eşe davarına malına
Yedi ay üşütme gele canına
Bu sefil dervişim kaldi çorapsız
 

Çorabım yeşildi etrafı kara
Devasız dertlere hak ede çara
Çorabımi aldiler kaldım bi çara
Bu sefil dervişim kaldi çorapsız
 

    Ahlat'ta ilk derleme çalışması 1952 yılında merhum araştırmacı, yurttan seslerin kurucusu, Muzaffer Sarısözen, Halil Bedii Yönetken ve teknisyen Rıza Yetişen'den oluşan bir ekip tarafından yapılmıştır. Sarısözen Hoca, 16'ıncı derleme gezisinde Siirt, Mardin ve Bitlis'in Ahlat ilçesine uğramış; burada yaptığı çalışmalarla, yöreye ait birçok türküyü ve sözsüz ezgiyi derlemiştir.

     1952 yılından sonra, geniş kapsamlı derleme çalışması, 1999 yılında Kültür Bakanlığı “Halk Kültürlerini Araştırma ve Geliştirme Genel Müdürlüğü” tarafından gerçekleştirilen Bitlis ve Ahlat Halk Kültürü Alan Araştırması'dır. Özellikle, Ahlat'ta yapılan halk müziği alan araştırması sırasında, 35 adet Ahlat halk ezgisi derlenmiştir.

     Araştırmada derlenen ve notaları yazılan 35 adet türkü, ses genişliği bakımından incelendiğinde, ses aralıkları, karar sesleri ve almış oldukları arızalara göre şu şekilde tasnif edilebilir:

TÜRKÜ ADI

ÖLÇÜSÜ (RİTMİ)

KARAR EKSENİ

Büyük Bir Dere Geçtim

5/8

Do

Yeri Yeri Han Bağına

5/8

La

Yeşil Sütey Yaylası

2/4

La

Kayalar Gölgelendi

7/8

La

Hay Sunalar

10/8

La

Eyvanın Altından Geçtim

10/8

La

Gülüm Bizim Bağın Başın

5/8

Re

Emman Yemman

2/4

Re

Yola Gel Yola

2/4

Si (b2)

Çıranın Burnunu

5/8-7/8

Do

Ahlat'ın Önünde Küçük İskele

5/8

La

Ahlat'ın Evleri Yontma Taş Olur

4/4

La

Ay Hori Hori

4/4

La

İndim Çamın Deresine

10/8

La

Kayada Yılan Öter

7/8-5/8

La

Şu Ahlat'ın Evleri

4/4

Si (b2)

Gel Şimdi Dilber

2/4

La

Değirmen Üç Dolaşır

4/4

La

Göz Yaşım Mürekkep

10/8

La

Hanım Senin Sinelerin

2/4

La

Kara Gözlüm

2/4

La

Arkasına Kum Çeker

2/4

La

Bir Ay Doğar Kinarsız

10/8

La

Kız Saçları Saçların

4/4

Re

El El Epenek

4/4

La

Emrahım Der

10/8

La

Doğuluyum Doğulu

2/4

La

Pencereden Bakıyor

10/8

Mi (b2)

Al Almadan Almadan

4/4

La

Can Maral Can

10/8

La

Su Gelir Ark Uyanır

4/4

La

Kayada Laçin Oynar

2/4

Do

Hele Düğme Düğmelendi

2/4

La

Bu Dere Buz Bağlamış

4/4

La

Bizim Bağalar

7/8

La

    Buna göre, sahada derlenen Ahlat türkülerinin müzik yapısı, genelde bir sekizli içerisinde seyrettiği; ayrıca bazı türkülerde bu seyrin karar seslerine göre değişebildiği; ezgilerinin ise genelde inici bir seyir takip ettiği; bunun yanında az sayıda çıkıcı karakterler gösteren ezgilerin de olduğu görülmektedir.

 

 
  Bugün 14890 ziyaretçikişi burdaydı!  
Google
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=